Haberler
Yeni Yılınız Kutlu Olsun!
FUEN TAG ailesi olarak 2023 yılının barış, sağlık, neşe ve refah getirmesini umut eder, yeni yılın Türk dünyası ve tüm insanlık için umut dolu ve iyi dileklerin gerçekleştiği bir yıl olmasını dileriz.
Daha
ROISDER, TTK, MSKÜ İle 22-23 Aralık 2022 Tarihinde “Rodos Ve Onikiada’da Türk Varlığının 500. Yılı Sempozyumu” Düzenledi
Rodos, İstanköy ve Onikiada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği(ROİSDER),Türk Tarih Kurumu(TTK) ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) ile Atatürk Kültür Merkezi’nde 22-23 Aralık 2022 tarihinde “Rodos ve Onikiada’da Türk Varlığının 500. Yılı Sempozyumu” düzenledi . Sempozyuma çeşitli üniversitelerden akademisyen,bilim insanları,öğrenciler ve Rodos ve İstanköy Türkleri katıldı.
Sempozyumda, Adaların Osmanlı tarafından fethi ve yönetimi, Rodos ve İstanköy Türklerinin kültürel kimliği ve geleceği, bu bölgedeki Türklere ait mimari eserlerin korunması gibi konularda 29 adet bildiri sunuldu ve özelikle Türk-Yunan İlişikleri temelinde Rodos ve İstanköy Türklerinin sorunlarına yönelik çözümler önerildi.
TTK Başkanı Prof. Dr. Birol Çetin, sempozyumun açılışında yaptığı konuşmada, kurumun 91 yıldır Türk tarihinin bütün yönlerini araştırmak üzere faaliyetlerini sürdürdüğünü söyledi.
Yunanistan’ın özellikle geçen yıl haddini aşarak Türkiye’ye karşı çok ağır ithamlarda bulunduğunu hatırlatan Çetin, bunlara yeterli cevapları verdiklerini dile getirdi ve karşı tarafın en çok korktuğu ve yetersiz kaldığı alanın tarihi yönleri olduğunu kaydetti.
Çetin,açış konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bunun arkasında başka güçler de var. Bunların bağımsızlık kazanma süreçlerini de çok iyi biliyoruz. Dolayısıyla biz kurum olarak bilimsellikten milim sapmadan çalışmaya devam edeceğiz. Bir savunma psikolojisi içerisinde de değiliz. İşin hakikati Ermeni meselesinde de böyle, hep sırtımızdan hançerlenmişiz. İyi niyetimizin, merhametimizin karşılığı olarak böyle bir muamele görmüşüz tarih sayfalarında. Dolayısıyla hakikatin tarafı olduğumuz için haklıyız ve güçlüyüz.”
ROİSDER Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı ise açılış konuşmasında, Rodos ve İstanköy Türklerinin Sorunları hakkında uluslararası örgütlerde farkındalığın oluşturulması amacıyla 1996’dan bu yana yoğun bir çalışma sürdürdüklerini anlattı.Kaymakçı, Adalar Türklerine Yunanistan tarafından kültürel asimilasyondan giderek kültürel soykırıma varan uygulamaların yapıldığını söyledi.
Özellikle üstünde durdukları en önemli konunun Türk ve Yunan halkları arasında dostluk ve işbirliğini geliştirmek olduğuna işaret eden Kaymakçı, “Ancak, bu içten isteğimiz karşılıklı değildir. Derneğimiz tüm üyeleri Türkiye ve Yunanistan arasındaki dostluğun sağlam temellere oturtulmasının öncelikle ilişkilerde sorun olan konuların konuşulmasından geçtiğine inanmaktadır.” dedi.
Adalarda yaşayan Türklerin kültürel kimliklerini yaşayamamalarını bir insanlık sorunu olarak değerlendirdiklerini vurgulayan Kaymakçı, şunları kaydetti:
“Hiçbir kültürel kimliğin yok edilmesi ya da görmezlikten gelinmesini doğru bir yaklaşım olarak kabul etmiyoruz. Batı Trakya’da olduğu üzere Rodos ve İstanköy’de Türk kültürel kimliğinin korunması ve geliştirilmesi, bir Avrupa Birliği ülkesi olan Yunanistan’ın önde gelen görevlerinden biri olması gerekir. Soydaşlarımızın Ege Denizi’nden yükselen sessiz çığlığına bütün uygar ülkeler cevap vermeli. Devletimizin gerek Avrupa Konseyi gibi uluslararası platformlarda gerekse Türk Yunan ilişkilerinde yoğun olarak bu konuyu gündeme getirmesini de memnuniyetle karşılıyoruz.”
Türk ziyaretçilere, gördükleri yıkımları özellikle Yunanistan yetkililerinin dikkatine sunmalarını öneren Kaymakçı, “Bu şekilde bir baskı oluşmasının gerekli olduğunu herkes bilmeli. Rodos ve İstanköy Türklerine sahip çıkmanın Türkiye’ye sahip çıkmakla eş değer olduğunu düşünüyorum. Çünkü burası Türkiye’ye en yakın Türk toplulukları.” değerlendirmesinde bulundu.
Konuşmaların ardından ROİSDER’in hazırladığı “Rodos ve Onikiada’da Türk Varlığı’nın 500.Yılı’nda Adalar Türklerinin Sorunları” belgeseli ile TTK’nın hazırladığı “Mora Katliamı ve Anadolu’da Yunan Mezalimi “belgeseli gösterildi.
Sempozyumda, ROİSDER’in Rodos ve İstanköy’de varolan ,ancak çoğu yıkım içinde olan Osmanlı Türklerinden kalan camiler,imaret,çeşmeler ve okulların fotoğrafları ve resimleri ile kitaplarını içeren sergisi katılımcıların dikkatini çekti. Mimari eserlerin yıkımı hüzün ile karşılandı. Ayrıca Muğla Olgunlaşma Enstitüsü tarafından dönemin kıyafetlerini içeren sergisi ile Rodos’un Fethi ile ilgili minyatür çalışmaları ilgi ile izlendi.
Rodos ve Onikiada’da Türk Varlığının 500. Yılı Sempozyumu’nda sırasıyla “Rodos ve Onikiada’nın Türk Egemenliğine Geçişi”, “Demografik Yapı ve Kültürlerarası İlişkiler”, “İtalyan İşgalinden İkinci Dünya Savaşı Sonrasına Rodos ve Onikiada”,”Uluslararası İlişkiler Ve Hukuk Bağlamında Ege ve Akdeniz”, “Hukuki Statü ve Yaşanılan Sorunlar”, “Rodos Türklerinde Ekonomik Hayat”, “Kültür, Edebiyat, Mimari I”, “Kültür, Edebiyat, Mimari II” oturumlarında bildiriler sunuldu.
Sempozyumun sonunda gerçekleştirilen “Değerlendirme ve Kapanış” oturumunda, TTK Başkanı Prof.Dr.Birol Çetin’in yöneticiliğinde Prof.Dr.Yusuf Halaçoğlu,Prof.Dr.Temuçin Faik Ertan ve ROİSDER Başkanı Prof.Dr.Mustafa Kaymakçı sempozyumu değerlendirdiler.Kaymakçı,sözlerinin sonunda “Sempozyumuzun verdiği ivmeyle Rodos ve İstanköy’de yaşamakta olan Türk soydaşlarımızın başta kültürel hakları olan anadille eğitim-öğrenme hakkının sağlanması konusunda, Yunanistan Devleti’nin uluslararası antlaşmalara uyum göstermesini derneğimiz adına diliyorum ”dedi.
Daha
Derneğimizin Karşıyaka’da düzenlediği Söyleşi’ye katılım görkemli oldu
Derneğimiz Başkanı Prof.Dr.Mustafa Kaymakçı,9 Aralık 2022 saat 17.00’de Çatı Bostanlı Sergi Salonu(Şehitler Bulvarı Katlı Otopark)-Karşıyaka’da “Yunanlarda Türk Algısı ve İmgesinin Kökenleri” adlı bir söyleşi yaptı.
Daha
Türk azınlıkları ve toplulukları FUEN TAG 8. Yıllık Toplantısı’nda bir araya geldi
Avrupa Milletleri Federal Birliği (FUEN) Türk Azınlıkları/Toplulukları Çalışma Grubu (TAG) 8. Yıllık Toplantısı 11 Aralık 2022 tarihinde çevrim içi gerçekleşti.
ROİSDER Kitap Tanıtımı
Günümüzde, Rodos ve İstanköy Türklerinin kültürel asimilasyonunu gerçekleştirmek için Yunanistan tarafından çeşitli yöntemler uygulamaya konulmaktadır. Bunların en önemlisi kültür ve eğitim politikalarıdır. Rodos ve İstanköy’de çift dillilik temelinde Türkçe öğrenim veren okullar 1972 yılından itibaren kapatılmıştır. Adalar Türklerinin kültürel kimliklerinin korunması konusunda hak aramaları, günümüz Yunanistan’ında mümkün değildir. Korku kol gezmektedir. Türklerin, “Türk” olduklarını söylemekten bile kaçındıkları bilinmektedir. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti’ne göç ederek burada yurt ve nitelikli öğrenimle iş edinen Adalı Türklerin kurmuş oldukları “Rodos, İstanköy ve Onikida Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği(ROİSDER)”nin birinci amacı, adalardaki akraba ve soydaşlarının kültürel kimliğinin korunması konusu olmuştur. Dernek, Adalar Türkleri üzerine uygulanagelen kültürel asimilasyonunu durdurma doğrultusunda uluslararası örgütlerde farkındalığın oluşturulması için çalışmalarının yanında Türkçe ve İngilizce basılı kitaplar ile de yayın etkinliklerini sürdürmektedir. “Rodos ve İstanköy Türk Kültürü” kitabı da neredeyse yok edilmek istenen Türk kültür ve kimliğini gün yüzüne çıkarmak için kaleme alınmıştır. Kitapta yer alan yazılarda, akademisyen ve uzmanlar tarafından adalardaki Türklerin oluşturduğu kültürün; mimariden Türk Halk Oyunlarına, edebiyattan oya el sanatına, dil ,eğitim ve inanç kültüründen halk hekimliği ve yemek kültürüne değin kültürel boyutları yansıtılmıştır. Bunun yanı sıra bu kitapta, Osmanlı Devleti’nin son dönemi ile Erken Cumhuriyet Dönemi’nde gerek adaların kültürel yaşamında, gerekse Türkiye Cumhuriyeti’nde görev yapan Rodos ve İstanköy kökenli aydınların yaşamları da irdelenmiştir.
Daha
Türk azınlıkları ve toplulukları FUEN TAG 8. Yıllık Toplantısı’nda bir araya geldi
Avrupa Milletleri Federal Birliği (FUEN) Türk Azınlıkları/Toplulukları Çalışma Grubu (TAG) 8. Yıllık Toplantısı 11 Aralık 2022 tarihinde çevrim içi gerçekleşti.
Daha
FUEN 2022 Kongresi Berlin’de gerçekleşti
Avrupa Milletleri Federal Birliği (FUEN) 66. Yıllık Kongresi, 29 Eylül-2 Ekim 2022 tarihlerinde Federal Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlendi
Daha
ROİSDER'den “Rodos ve İstanköy Türk Toplumunda Eğitim-Öğretim” kitabı
Değerli Rodos,İstanköy ve Onikiada Türkleri Üyelerimiz ve Dostlarımız.. “Rodos ve İstanköy Türk Toplumunda Eğitim-Öğretim”kitabımızı web sayfasına Türkçe ve İngilizce olarak yerleştirdik. “Rodos ve İstanköy Türk Toplumunda Eğitim-Öğretim “ kitabı bu bağlamda iki temel amaca yönelik olarak kaleme alınmıştır. Birinci amacı; Rodos ve İstanköy Türk Toplumunda Osmanlı, İtalya/Almanya/Britanya ile Yunanistan Döneminde de 1972 yılına değin Türkçe-Eğitim ve Öğretim olduğu konusunda Uluslararası ve Türkiye kamuoyunda farkındalık yaratmaya yöneliktir. İkinci amacı ise; Rodos ve İstanköy’de iki dillilik temelinde Türkçe Eğitim-Öğretim verecek okulların yeniden açılmasını sağlayacak girişimlere toplumsal ve siyasal olduğu kadar bilimsel bir zemin hazırlamaktır. Saygılarımızla Rodos,İstanköy ve Onikiada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği
Daha
Yunanistan, Osmanlı Türklerinden kalan mimari eserlerin adların değiştiriyor ve Türk vakıflarına ait malların haraç-mezat satışını yapıyor.
Rodos’da özgün adı olan “Süleymaniye Medresesi”nin adı 22 Mayıs 2022 tarihli “Rodiaki” gazetesinin bildirdiğine göre “Neoclassic School In The Medioeval City Of Rhodes” olarak değiştirilmiştir.Ayrıca okulun sahibi olarak da Güney Ege Bölge Amirliği (Onikiadalar Valiliği) adı kaydedilmiştir. Oysa Süleymaniye Medresesi’nin binası bilindiği üzere Rodos Türk Vakfı’na aittir.Ad değiştirme yanında Rodos ve İstanköy’deki Türk-Müslüman vakıf malları da haraç-mezat sattırılmaktadır.Dernek olarak ad değiştirilmesini ve vakıf mallarının haraç-mezat sattırılmasını şiddetle kınıyor,Yunanistan Devleti’nden Rodos ve İstanköy Türklerine uygulanmakta olan kültürel soykırım politikalarına son vermesini talep ediyoruz.
Daha
Çok önemli bir duyuru: ”RODOS ve İSTANKÖY’ de KADASTRO DÜZENLEMELERİ” yapılıyor
Bilindiği üzere, 1912 Trablusgarp Savaşı‘nın ardından imzalanan Uşi Antlaşması ile Onikiada’nın İtalya’ya verilmesiyle birlikte, İtalyanlar, dönemin Osmanlı belgelerine sadık kalarak, adaların kadastro kayıtlarını oluşturdular ve merkezi Rodos’ta olacak şekilde bir kadastro kurumu kurdular. Bu kurum, Onikiada’nın 1947 yılında Yunanistan’a devredilmesinden sonra da bugüne kadar varlığını devam ettirdi.
Daha

